KAL DESEYDİN KALIRDIM BE GÜLÜM...
Kal deseydin kalırdım be gülüm... Demedin oysa...
Kuru bir bitmesinden başka hiç bir şey demedin bana. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki bu bizden. Düşündüğüm bu değildi. Hayal ettiğim, beklediğim, senden istediğim bu değildi. Haykırmanı bekledim belki de ardımdan, sesin kısılıncaya kadar bağırmanı bekledim kal diye...
Kal deseydin kalırdım be gülüm... Demedin oysa...
Paylaştığımız her şeyin bir anlamı olmalıydı, kırlardaki gelincikler, dalgaların okşadığı kayalıklar kadar. Islandığımız yağmurlar, yürüdüğümüz ıssız yollar kadar, üzerimize düşen sonbahar yaprakları kadar anlamlı olmalıydı yaşadıklarımız. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı be gülüm...
Kal deseydin kalırdım be gülüm... Demedin oysa...
Her yer, herkes o kadar sessiz ki, yakamozlar parıldamıyor artık, gözlerin bende değil ki. Güneş ısıtmıyor artık, tenin tenimde değil ki. Rüzgar esmiyor artık, saçların ellerimde değil ki. Her şey seninle birlikte yok oldu sanki. Mantığım mı? Onu bana bırak, bir şeyleri anlamak için hala ona ihtiyacım var be gülüm...
Kal deseydin kalırdım be gülüm... Demedin oysa...
Evet ben istedim değil mi ayrılığı. Çıkmaz yollara yönelen de bendim, bir yığın sorunları kucağıma alıp karşına dikilen de bendim. Tıpkı balkondaki sardunyalara su verirken, onların çok sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi. Oysa su onlar için hayat olmalıydı değil mi? Bunu ben yaptım, ve kahretsin sen de buna göz yumdun be gülüm...
Kal deseydin kalırdım be gülüm... Demedin oysa...
Hep bir şeyler vardı seninle aramızda, olmaması gereken ama daima var olan. Farklı hayatları yaşıyorduk, farklı hayatlarda yaşıyorduk. Sen ilk bahardayken benim üzerime sarı yapraklar yağıyordu. Sen meltemlerde savrulurken ben kaç kasırga atlatmıştım oysa. Her şeye rağmen başardığımızı düşündüğüm şeylerde vardı birlikte ya da ben öyle sanmıştım, yanılmışım be gülüm...
Kal deseydin kalırdım be gülüm... Demedin oysa...
Geceleri binlerce yıldız arasında seni bulur seyrederdim. O yıldıza dokunmaktı tek dileğim, söndürmek değildi asla. Bitsin değişim bundandı, sıradan ve şakacıktandı. Hayır demeliydin oysa, hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde acımasızca. Hendekler açmalı, setler örmeliydin yollarıma gitmeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki damlalara sevgimiz, aşkımız diye. Defalarca, bıkmadan usanamadan kal demeliydin. Oysa demedin be gülüm...
Kal deseydin kalırdım be gülüm... Demedin oysa...
Beki de gelinciklerimiz boynunu bükmüştü zaten yüreğinde, sardunyaları yaşatmak zordur birde kış gecelerinde. Bilir misin kaç çığlık oldu yıkıldı yüreğim giderken, bilir misin nasıl bir cana hasretti yüreğim yolumdan döndürecek, bilir misin nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek?. Kal desen kalacaktım, seve seve kalacaktım, yürekten kalacaktım. Demedin oysa be gülüm...
Gülüm, bil ki gözlerime hapsettim seni ve sevgimle boğup kalbime gömeceğim, işte o zaman azraile hadi al canımı deyip, sensiz bu dünyayı asla terk etmeyeceğim...